Tatil Rotası: Saklı Cennetler

Processed with Snapseed.

http://pelorina.blogspot.com.tr/2016/09/tatil-rotas-sakl-cennetler.html#more

9 günlük bir bayram tatilini daha geride bırakıp bugün bir çoğumuz iş başı yaptı kimiside okula doğru yol aldı 🙂 Tatilin bittiğinemi üzülsem, yazın bittiğinemi üzülsem bilemedim. Pazartesi sendromunu en ağır ben yaşamıyorumdur herhalde 🙂 

Bu bayram rota Kuşadası oldu. Bir kaç yer keşfettim, gördüm, not aldım. Oldukça keyifli geçti desem yeridir.

İlk durağım Şirince oldu. Gitmeden önce baya araştırıp bir Bozcaada havasıda olduğunu bilerek gittim. Tam da tahmin ettiğim gibi


köyün huzur veren sessizliği, doğayla baş başa olmanın verdiği dinginlik ve huzur. Konaklama fırsatım olmadı ama mutlaka bir kere daha gidip kalınası bir yer. 

Çeşitli şaraplar, özellikle meyve şarapları, zeytin ve zeytinyağı, sabun, kadınların yapmış olduğu çeşitli el işleri, doğal bitkiler ve çaylar, taşlarla döşeli dar sokaklarda, nefis gözleme kokuları arasında gezdim diyebilirim. 

Şirince’ de her köşe başında farklı isimlerde satılan binbir çeşit şarap var. Şaraplar arasında birbirinden farklı ve başka hiç bir yerde bulamayacağınız çeşit ve kalitede meyve şarapları değişik tadlar sunuyor. Kilise Şarap Evi’ n de Hasan Bey güler yüzlülüğüyle kapıdan çekti beni 🙂 Bir çok çeşit meyve şarabı denedikten sonra karar vermemde de yardımcı oldu sağolsun. 

 Buralara gidipte mantı yememek olmazdı. Gülay Abla’ nın yerinde enfes bir mantı tattım. Köy ortamında en sevdiğim şey insanların güler yüzlü ve onlardanmışsınız gibi davranmasının yanı sıra herşeyin doğal ve kendi el lezzetleriyle yapmaları. Bakınız mantının hemen önünde miiiss gibi salçalar 🙂

Gelelim Zeus Mağarasına. Kuşadası Güzelçamlı’ da yer alan bu yere ben yüzmeye gittim. Soğuk olabiliceğini tahmin etmiştim ve tabi ki okumuştum da ancak o suya girdiğimde hafifi ışık alan mağarada yaşadığım korku, suyun soğukluğu derken adrenalin en üst seviyeye çıktı. Öyle değişik öyle yumuşak bir suydu ki girmeden dönemezdim 🙂 Mavi – Yeşil renkli su ; dağdan gelen tatlı suyun ve denizden gelen turzlu suyun karışımıyla tam bir maden suyu kıvamındaydı.

 Tam bir balık kız oldum bu sene. Yüzmek bana ayrı bir huzur veriyor hal böyle olunca gittiğim tatillerde denizi keşfetmek beni yeniliyor. Kuşadasında en güzel koylara ev sahipliği yapan Güzelçamlının hemen ilerisinde Milli Park koyları.(İçmeler Koyu,Aydınlık Koyu,Kavaklı Burun Koyu,Karasu Koyu,Çamlık Koyu,DipBuırun Kızlar Koyu) Turkuazın varlığını en güzel yansıtan koylar burada. Aynı zaman da dilek yarımadası burnu ile samos adası arasında yer alan burun dünyanın en derin ve deniz altı botaniği olarak en zengin yerlerinden biriymiş meğer.

Son durağımız ise Efes Antik Kent oldu. Antik dünyanın en önemli merkezlerinden biri olan Efes gerçekten büyüleyici bir görüntüye sahipti. Eski efsanelere göre; Efes (Ephesus), Amazon adı ile bilinen kadın savaşçılar tarafından kurulmuş. Helenistik dönemden günümüze ulaşan bu şehir zaman zaman büyük depremler görmüş, yıkılmış ve yeniden inşa edilmiş. İzmir, Kuşadası ve Aydın’a gidipte görmeyenler için büyük kayıp diyebilirim.

İşte bu kadar sevgili dostlar 🙂 Umarım okurken zevk almışsınızdır. Yorumlarınız benim için önemli unutmayın. Bir sonra ki yazıda görüşürüz.

Kaydet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir